Ağrı ili hangi bölgede Ağrı geçim kaynakları iklimi sanayisi …

Sevdiğin Haberi Paylaş

AĞRI
Anadolu yarımadasının doğusunda Doğu Anadolu Bölgesi’nin Murat Van Bölümü içinde kurulmuş bir il ve bu ilin merkezidir. Merkez ilçenin eski adı Karaköse idi. İlin doğusunda İran vardır, batısında Muş ve Erzurum, kuzeyinde Kars, güneyinde ise Van ve Bitlis illeri ile komşudur. Merkez ilçe dâhil 8 ilçesi vardır. Bunlar : Merkez ilçe, Diyadin, Doğubeyazıt, Eleşkirt, Hamur, Patnos, Taşlıçay ve Tutak’tır.
İlin;
Trafik Kod Numarası : 04
Deniz Seviyesinden Yüks : 1.632 m.
Yüz ölçümü : 11.488 km2 (Göller dahil)
Toplam Nüfusu :2013 yılına göre 551.177‘dir. 
Nüfus Yoğunluğu : 32
Geçim Kaynağı : Hayvancılık ve tarımdır.

Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Murat Van bölümü içinde kalan yüksek Anadolu yaylasının devamı üzerinde yer alan Ağrı ilinin ortalama yüksekliği 1.500 m’yi bulur. İlin doğusunda Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı (5.137 m.) (b.bk.), Küçük Ağrı (3.896 m.), güneyinde Süphan (4.068 m.) Aladağ (3.356m.) Tendürek (3.660 m.) gibi sönmüş volkan konileri vardır. İl topraklarının büyük bir bölümünü kaplayan bu dağlar arasındaki çöküntü hendeklerinde Eleşkirt, Diyadin, Doğu beyazıt ovalan yer alır.
Akarsu ve Gölleri, ilin en büyük akarsuyu, il sınırları içinde doğan ve Fırat Nehri’nin ana kollarından biri olan Murat Irmağı’dır. İl sınırları içindeki en önemli göl Balık Gölü’dür. Türkiye’nin en yüksek göllerinden biridir. Set gölü olan bu gölde alabalık avlanır, çevresinin manzarası ilgi çekicidir. Ayrıca Büyük ve Küçük Ağrı dağlarının eteklerinde Göl yüzü ve Saz Gölü adlı iki göl daha vardır.

ağrı

ağrı

İklim : Deniz tesirlerinden uzak ve yüksek bir bölümde bulunan Ağrı’da kara iklimi hakimdir. Yazlar kısa, kış uzun ve çok soğuk geçer. Ağrı’nın yıllık ortalama sıcaklığı 6,1°C, en soğuk ayın ortalaması —10°C (Ocak), en sıcak ay ortalaması 21 °C (Temmuzadır). Bugüne kadar ölçülen en düşük sıcaklık -46°C (20.1.1972’de) olup, bu aynı zamanda Türkiye’de ölçülen en düşük sıcaklıktır. En yüksek sıcaklık ise 27.7.1966’da 38°C olarak ölçülmüştür. Ortalama yağış miktarı 528,5 mm, karla örtülü ortalama gün sayısı 115,6,ortalama kar yağışlı gün sayısı ise 44,5’dir.

Donlu geçen ortalama gün sayısı ise 161’dir. Tabii Bitki Örtüsü bakımından fakir olan ilde bozkırlar hakimdir. Orman alanları çok az yer tutar. Eskiden Ağrı Dağı’nın yamaçları zengin ormanlarla kaplı iken tahripler neti-cesinde bugün step görünümünü almıştır. Nüfus, 1980 sayımı sonuçlarına göre Ağrı ilinde toplam 368.009 kişi yaşamaktadır. Nüfus yoğunluğu 32, merkez ilçe nüfusu 40.532’dir. Nüfusun “030′ u şehirlerde % 70’i kırlık alanlarda yaşamaktadır.

Nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının altında olan Ağrı il merkezinde yoğunluk 57, Tutak’ta 21, Diyadin’de 26, Taşlıçay’da 27, Hamur’da 22’dir. Ağrı ilinde okuma yazma oranı düşüktür. 1975 istatistiklerine göre Ağrı nüfusunun % 59’u okuma yazma bilmemektedir. Okuma çağında olan 255.243 kişiden 137.477’si okur yazar değildir. Okur yazar olmayan nüfusun 53.31C’sı erkek, geri kalanı kadındır. Ekonomisi, hayvancılığa ve tarıma dayanır. Hayvancılık ön planda gelmektedir. Geniş merlfna sahip ilde, en çok küçük baş hayvan yetiştirilir.

Türkiye hayvan varlığının % 3’ü Ağrı ilimizdedir. İlde koyun miktarı 2.148.240 olup bunu kıl keçisi (119.340) takip eder. İlde beslenen inek sayısı ise 175.772’dir. Sağılan hayvanlardan elde edilen süt miktarı 113.470 tondur. Fert başına düşen yıllık süt miktarı 308 litredir. Hayvanlardan elde edilen yağ, süt,peynir, yün ve deri de ilin başlıca gelir kaynaklarını teşkil eder. Yağışın az, iklimin çok sert olması ve kışların uzun sürmesi tarımı sınırlamaktadır.

1980 istatistiklerine göre Ağrı ilinde tarıma ayrılan 148.505 halık arazinin % 95’i tahıl, % 0,5’i baklagiller, % 4’ü endüstri bitkilerine tahsis edilmiştir .Tahıllardan en çok buğday (57.000 ton), arpa (38.000 ton), baklagillerden mercimek (387 ton), nohut (351 ton), endüstri bitkilerinden şeker pancarı (22.105 ton) üretilmiştir. Arıcılık bilhassa Eleşkirt’te gelişmiştir ve önemli bir gelir kaynağıdır. Yeraltı Zenginlikleri, bakımından fakir olan ilde Tutak-Perobey’de çıkartılan tuz önemlidir. Bu yataklardan üretilen tuzlar Erzurum, Artvin, Gümüşhane, Bingöl, Van, Bitlis, Muş ve Ağrı illerinin tuz ihtiyacını karşılamaktadır. Bundan başka il sınırları içinde aspest, kükürt, pomza ve linyit rezervleri tespit edilmiştir.

ağrı ili

Yeraltı şifalı kaynak suları bakımından da zengin değildir. İldeki başlıca kaplıcalar Diyadin ve Dambat kaplıcalarıdır. Sanayi, önemli ölçüde gelişmemiştir. İldeki bellibaşlı sanayi kuruluşları devlete ait olanlardır. Bunlar ; merkez ilçede Süt Endüstrisi Kurumu’na âit Süt Fabrikası, Et ve Balık Kurumu’na ait Et Kombinası ile henüz deneme üretiminde olan ve 1982-1983 kampanyasında üretime geçmesi beklenen Şeker Fabrikası ile Doğubeyazıt’ta kurulan Yem Sanayi Genel Müdürlüğü’ne bağlı Yem Fabrikası’dır. Tekel Genel Müdürlüğü’ne bağlı Perobey tuzlaların dan ise yılda 300 ton tuz elde edilmektedir. Ayrıca un fabrikaları, mandıralar ve dokuma tezgahları da vardır. Dokumacılık daha ziyade evlerde yapılmaktadır.

Ulaşım yönünden nispeten ileri durumdadır. Doğu Anadolu Bölgesi’nde ulaşımı sağlayan ana yolların bir kısmı Ağrı il sınırları içinden geçer. Ayrıca İran transit yolu da il sınırları içindedir. İl merkezinden geçen 100 numaralı devlet yolu, Ağrı’yı Erzurum üzerinden orta ve batı Anadolu’ya bağlar. İl sınırları içinde demiryolu yoktur. Türkiye – İran arasındaki Gür bulak sınır kapımız bu ilimizin sınırları içindedir.Turizm, gelişmeye müsaittir. Bölgede yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekecek pek çok tabiî ve târihî zenginlik vardır. Balık Gölü çevresi tabiî güzellikleri ve alabalığı ile ilgi çekmektedir. Doğubeyazıt’taki Meteor Çukuru da ilgi çeken yerlerdendir. Bu çukur Alaska’daki çukurdan sonra dünyanın ikinci büyük meteor çukurudur.

Tarihçe : Adını il sınırları içindeki Ağrı Dağı’ndan alan bu ilimiz, tarih çağları boyunca birçok devletin hakimiyetinde kalmıştır. M.Ö. XIV. yüzyılda Hurri-Mitanni Krallığı’nın kuzeydoğu ucundu bulunan Ağrı, sırasıyla Urartu, Kimmer, Med, Pers, Makedonya, Roma, Bizans, Emevi ve Abbasi devletlerinin hakimiyetinde bulunmuştur. 26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferi ile Selçuklu Türkleri’nin hakimiyetine girmiş, XIII. yüzyıl başlarında Moğol istilasına maruz kalmıştır.

Daha sonraki dönemlerde Celayirlilerin, Karakoyunlu ve Akkoyunluların hakim olduğu Ağrı, 1514 Çaldıran Zaferi’nden sonra Osmanlı Devleti topraklarına katıldı. 1828-1829 Osmanlı Rus savaşından sonra birkaç defa daha Rus istilasına uğrayan Ağrı, Kurtuluş Savaşımız sırasında da’ Ermeni saldırılarına uğramıştı. Nihayet 16 Mart 1921 Moskova ve 13 Ekim 1921 Kars antlaşmalarıyla Doğu sınırlarımız belirlendi ve Ağrı sınırlarımız içinde kaldı. Cumhuriyet’in ilk yıllarında il merkezi Beyazıt’tı. 1927’de Karaköse’ye (bugünkü Ağrı) taşınan il merkezinin adı 1938’de Ağrı olarak değiştirildi.
Tarihi eserler: Anadolu’nun kapısı durumunda olan bölge, tarih çağlan boyunca pek-çok istilaya uğramış, birçok devletin hakimiyetinde bulunmuştur.

Bu yüzden bütün bu dönemlerin izlerini taşımaktadır. İlde bulunan başlıca eserler ; Antik Şehirler : Urartulardan kalma Girik-tepe ve Anzavur tepe harabeleri. Kaleler : Kan, Küpkıran, Doğubeyazıt ve Toprakkale kaleleri muhtelif dönemlerde yapılmış olup, bugün hepsi de yıkık durumdadır. Paşa Sarayı: XVIII. yüzyılın sonlarında nihai şeklini alan saray, 366 odası, camisi ve diğer tesisleriyle bir bütün oluşturur. Bugün en sağlam kalan yapı, camisidir. Sarayın ikinci avlusunda türbe vardır.

agrı

agrı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir